Yeni bir yaşa merhaba demek…
Kimi zaman bir takvim yaprağının değişmesinden çok daha fazlasıdır. İnsan, doğum günlerinde ister istemez geride bıraktığı yılı, yaşadıklarını, kırgınlıklarını, sevinçlerini ve geleceğe dair hayallerini yeniden düşünür.
21 Eylül…
Benim için artık 27 yaşın başladığı yeni bir sayfa. Yeni bir yaşa girerken insanın aklından pek çok şey geçiyor. “Neleri başardım?”, “Neleri geride bıraktım?”, “Önümde beni neler bekliyor?” soruları birbirini takip ediyor.
Bazen hayat, planladığımız gibi ilerlemiyor. Bazen çok istediğimiz şeyler için daha fazla mücadele etmek gerekiyor. Bazen de insan, bütün yorgunluğuna rağmen yeniden ayağa kalkıp yoluna devam etmeyi öğreniyor.
Ben de 27. yaşıma böyle bir ruh haliyle merhaba diyorum.
Hoş geldin yeni yaş…
Dilerim bu yaş; daha fazla üretmenin, daha fazla insanla buluşmanın, radyoda ve yazılı ve görsel medyada yeni hikâyeler anlatmanın, hayallerimin peşinden daha güçlü bir şekilde gitmenin yaşı olur.
Ve belki de yeni yaşın en güzel tarafı, insanın hâlâ hayal kurabiliyor olmasıdır.
—
YILIN EN İYİ İKİ DÜETİ
Bu haftaki yazımın ikinci durağında ise müzik var.
Son dönemde iki farklı düet, gerek yorumları gerekse taşıdıkları duygu bakımından dikkatimi özellikle çekiyor.
Bunlardan ilki Harun Beyaz ve Murat Belet imzalı “Senden Vazgeçtim”.
Geçtiğimiz hafta Türkiye’nin tek ilahi ve ezgi müzik liste programı olan ve her hafta sonu saat 10.00’da dinleyici ile buluşan Mesaj FM Top 20 listesine 13 numaradan giriş yapan eser, sözleriyle dinleyiciyi doğrudan bir vazgeçiş hikâyesinin içine çekiyor.
Sözleri Serdar Tuncer’e ait olan “Senden Vazgeçtim”, aşkın ve bağlılığın insanı nasıl kendi benliğinden bile uzaklaştırabildiğini anlatıyor.
Eserin merkezinde aslında oldukça güçlü bir çelişki var: Bir insanı sevmenin, zamanla insanın kendisinden vazgeçmesine dönüşmesi…
“Ben seni göreli benden vazgeçtim” cümlesi de bu duygunun belki de en çarpıcı özeti.
Harun Beyaz ve Murat Belet’in yorumunda ise iki farklı sesin bir araya gelmesi, şarkının taşıdığı hüznü daha da belirgin hâle getiriyor.
Bence “Senden Vazgeçtim”, yalnızca dinlenen değil, hissedilen eserlerden biri.
—
İkinci düetimiz ise müzik dünyasında iki farklı kuşağı buluşturması bakımından oldukça özel.
Doğu Swag ve Kamuran Akkor – “Güldüğüm Fotoğraflar”.
Doğu Swag’ın önümüzdeki günlerde yayınlanacak olan yeni albümünün ilk çıkışı olan eser, genç kuşağın dikkat çeken isimlerinden Doğu Swag ile Türk müziğinin usta sanatçılarından Kamuran Akkor’u aynı şarkıda buluşturmuş.
“Güldüğüm Fotoğraflar”, isminden itibaren bile dinleyicisine bir hikâye anlatıyor.
Bir zamanlar mutlulukla bakılan fotoğrafların, zaman geçtikçe gözyaşlarıyla anılmaya başlaması…
Şarkının temelinde ayrılık, özlem, değişim ve geçmişle hesaplaşma duyguları var.
Özellikle “Gözyaşlarımla doldu / Güldüğüm fotoğraflar” sözleri, şarkının bütün hikâyesini birkaç kelimeyle özetliyor.
Fakat bu çalışmayı benim açımdan daha özel kılan bir başka nokta var:
İki farklı kuşak aynı şarkıda bir araya gelmiş.
Bir tarafta günümüzün genç müzik anlayışını temsil eden Doğu Swag, diğer tarafta yıllara meydan okuyan güçlü yorumuyla Kamuran Akkor…
Bu buluşma, müzikte kuşaklar arasındaki sınırların aslında ne kadar kolay aşılabileceğini gösteriyor.
—
Peki neden bu iki düet?
Çünkü ikisi de farklı müzikal dünyalardan geliyor olsa da ortak bir noktada buluşuyor: Duygu.
“Senden Vazgeçtim” sevmenin ve vazgeçmenin iç içe geçtiği bir hikâye anlatırken, “Güldüğüm Fotoğraflar” geçmişte kalan güzel günlerin ardından gelen hüznü anlatıyor.
Biri büyük üstad Serdar Tuncer’in güçlü sözleriyle, diğeri Doğu Swag’ın kaleminden çıkan modern anlatımıyla dinleyicisine ulaşıyor.
Biri Harun Beyaz ve Murat Belet’in seslerinde hayat buluyor, diğeri Doğu Swag ile Kamuran Akkor’un buluşmasında.
Benim için bu iki çalışma, “Yılın En İyi İki Düeti” başlığını hak edecek kadar dikkat çekici.
Elbette müzikte “en iyi” kavramı kişiden kişiye değişir. Kiminin kalbine bir şarkı, kiminin kalbine başka bir şarkı dokunur. Ancak bazı eserler vardır ki, daha ilk dinleyişte insanda bir iz bırakır.
Belki de müziğin güzelliği tam olarak burada saklıdır.
Bir şarkı bazen yeni yaşınızın ilk gününde size eşlik eder.
Bazen geçmişte bıraktığınız birini hatırlatır.
Bazen de hiç beklemediğiniz bir anda, içinizde yıllardır duran bir duygunun adını koyar.
Ben 27. yaşıma girerken bu iki eseri de ayrı bir yere koyuyorum.
Yeni yaşımın bana sağlık, huzur, üretkenlik ve güzel hikâyeler getirmesi dileğiyle…
Hoş geldin 27.
Ve müzik hiç susmasın.
Vesselam…
